İçindekiler

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nedir? HAGB Kaldırıldı mı? (2025)

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), basitçe söylemek gerekirse hapis cezasının doğrudan infaz edilmediği bir uygulama. Mahkeme, belirli şartlar oluştuğunda sanığın cezasını hemen açıklamak yerine, 5 yıllık denetim süresi boyunca izlemeye alır. Bu süre boyunca sanık, denetimli serbestlikle toplum içinde yaşamaya devam eder. Eğer bu süreç sorunsuz geçerse ceza düşer, ama kurallar ihlâl edilirse mahkeme verdiği hükmü açıklayıp infaz eder.

Güncel düzenlemeye göre HAGB kararı sabıka kaydına işlenmez; sadece özel bir sicilde tutulur. Yani denetim süresini ihlâl etmezseniz, gelecekte adli siciliniz temiz kalır. Bu, özellikle ilk kez suç işleyen kişiler için büyük bir şans demek. Düşünsenize, bir hata yapmışsınız ama eğer kurallara uyarsanız bu sizin geleceğinizi lekelemez.

Peki neden HAGB son dönemde gündemde? 2023 yılında Anayasa Mahkemesi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının bazı hükümlerini anayasaya aykırı buldu ve iptal etti. Bu kararın 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe girmesi planlanmıştı. Ancak aynı dönemde çıkarılan 7499 sayılı Kanun, yani 8. Yargı Paketi, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kurumunu yeniden düzenledi. Bu durum, HAGB’nin tamamen kaldırılıp kaldırılmadığı konusunda kafalarda soru işaretleri oluşmasına yol açtı.

Aşağıda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının ne olduğunu, son yasal değişikliklerin ne anlama geldiğini ve uygulamada nasıl sonuçlar doğurduğunu adım adım anlatıyoruz. Böylece hem hukuki süreci hem de sizin olası durumunuzu daha iyi anlayabilirsiniz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ile yeni bir şans ve cezanın ertelenmesi.

Hukuki Tanım:

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde yer alır. Kısaca anlatmak gerekirse, sanığa isnat edilen suç sonucu verilen ceza iki yıl veya daha az hapis (veya buna denk gelen adli para) ise ve bazı şartlar sağlanıyorsa, mahkeme hükmü hemen açıklamak yerine erteleyebilir. Yani mahkûmiyet kaydı var ama sabıka veya infaz yerine denetimli serbestlik uygulanır. Böylece sanık, toplum içinde yaşamaya devam ederken mahkeme onu takip eder.

Kararın verilebilmesi için aranan başlıca şartlar şunlardır:

  • Ceza şartı: Verilen ceza iki yıl veya daha az hapis ya da eş değerde adli para olmalıdır.
  • Önceki mahkûmiyet şartı: Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalıdır. Taksirli suçlar bu değerlendirmeye dahil edilmez; sadece kasıtlı fiiller dikkate alınır.
  • Zararın giderilmesi: Mağdura veya kamuya verilen zararın giderilmiş olması gerekir. Örneğin yaralama davasında mağdurun tedavi masraflarının ödenmesi gibi.
  • Tekrarlamayacağı kanaati: Mahkeme sanığın gelecekte suç işlemeyeceği kanaatinde olmalıdır. Bu, sanığın kişiliği, duruşmadaki tutum ve önceki yaşamı dikkate alınarak değerlendirilir.

Bu şartlar sağlanırsa, verilecek karar sanığa bazı yükümlülükler getirir. Mahkeme, CMK 231/6’ya göre 5 yıllık bir denetim süresi uygular. Bu süre boyunca sanığın günlük hayatında uyması gereken kurallar belirlenir. Örneğin, belirli saatlerde evinde bulunmak (gece sokağa çıkmamak), alkol veya uyuşturucu kullanmamak, ya da topluma faydalı bazı faaliyetlere katılmak gibi yükümlülükler söz konusu olabilir.

Mesela, hırsızlık suçundan HAGB alan bir kişi, denetim süresi boyunca alkol kullanmamayı taahhüt edebilir ve mahkeme tarafından belirlenen sosyal sorumluluk projelerine katılmak zorunda olabilir. Eğer kişi bu kurallara uyar ve yeni bir suç işlemezse, 5 yılın sonunda ertelenmiş mahkûmiyet tamamen düşer ve sabıka kaydı kalmaz.

Ama süreç boyunca kurallara uyulmazsa ne olur? Örneğin, gece sokağa çıkma kuralını ihlal etmek, alkol kullanmak ya da yeni bir suç işlemek, mahkemenin ertelenmiş hükmü açıklamasına ve cezanın infaz edilmesine yol açar.

Kısaca, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanığa ikinci bir şans verir ama bunun sorumlulukları vardır. Denetimli serbestlik süresi boyunca dikkatli olmak, yükümlülüklere uymak şarttır. Aksi takdirde esnekliğin bedeli doğrudan ceza olarak geri döner.

Hukuki denge: HAGB ile ceza yerine ıslah ve denetim.

İlgili Kanunlar ve Düzenlemeler

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının hukuki kaynağı CMK’nın 231. maddesidir. 231. maddenin 5–13. fıkraları eskiden HAGB’nin esasını, 14. fıkra da kısıtlamaları düzenlerdi. Örneğin CMK 231/14’te, Cumhuriyet’in kuruluş dönemi kanunlarındaki ağır suçlar gibi bazı fiillerde HAGB öngörülmez (örneğin Anayasa Mahkemesi suçları, spor kanunu suçları, iflas suçu vb.). Bu hükümlerde ise uygulanamaz.

Son yıllarda yapılan önemli değişiklikler şunlardır:

7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi, Resmî Gazete 12.03.2024): Bu yasa CMK 231’e yeniden düzenleme getirmiştir. Yasada Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükümleri muhafaza edilmiş, ancak usulî bazı hükümler değiştirilmiştir. 12 Mart 2024’te yayımlanarak yürürlüğe giren bu Kanunla (madde 15 ile değişen CMK 231/6) sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını kabul etme şartı kaldırılmıştır. Yani artık mahkeme, sanığın bu kararı açıkça kabul ettiğine dair beyanda bulunmasa da bu kararı verebilir.

Geçici Madde 6/2-d (7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi): 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarında eski usulün geçerli olduğu düzenlenmiştir. Geçici madde uyarınca “1/6/2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.”. Bu hüküm, yeni değişikliğin geriye yürümesine imkân tanımayarak, eski işlemler için sanık rızasının korunacağını belirtir.

Anayasa Mahkemesi Kararı (2023): 01.06.2023’te AYM, 2022/120 Esas ve 2023/107 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı CMK’nın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını düzenleyen hükümlerinin (md. 231/5–14) iptaline karar vermiştir. Karar 32266 sayılı RG’de yayımlanmış ve iptalin 01.08.2024’te yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Gerekçede HAGB’nin “sanığın peşinen istinaftan feragatine yol açması”, “mağdura yeterli ceza sağlanamaması”, “fail açısından caydırıcı olmaması” gibi hususlar vurgulanmıştır. İptal kararı 1 Ağustos 2024 itibariyle yürürlüğe girecek ve bu tarihten itibaren ileriye yönelik olarak eski HAGB hükümleri ceza düzeninden çıkacaktı.

UYARI: 1.8.2024’ten sonra eski CMK 231/5–14 hükümleri resmen yok olsa da, 7499 sayılı Kanun ile yürürlüğe konan değişiklikler HAGB’yi tamamen kaldırmamıştır. Yeni düzenlemeler altında HAGB hâlâ geçerlidir; sadece rıza ve kanun yolları gibi bazı işlemler farklılaşmıştır.

Kanun Yolları: Değişiklik öncesi HAGB kararlarına karşı itiraz yolu bulunurken (CMK 231/12), 7499 sayılı Kanun’la bu itiraz kaldırılmış, yerine istinaf yasa yolu gelmiştir. Güncel düzenlemeye göre, 01.06.2024 sonrası verilen HAGB kararlarına karşı istinaf kanun yolu açıktır. Ancak yeni kanuna göre doğrudan 15.000 TL’ye kadar olan para cezalarına karşı artık istinaf yoktur; bu kararlar kesin hüküm sayılır. Yine 01.06.2024 öncesi kararlar için eski itiraz usulü uygulanacaktır.

Diğer taraftan, HAGB ile ilgili CMK 231/8 hükmü halen aynen geçerlidir. Bu hükme göre, bir kişiye aynı koşullarla ikinci kez HAGB verilebilir. Yani sanık yeniden benzer bir suç işlerse de, mahkeme koşullar oluştuğunda tekrar HAGB uygulayabilir; ancak bu genel bir hak olmayıp mahkemenin takdirindedir. Ayrıca HAGB ile denetimli serbestlik uygulaması örtüşür: CMK’da ayrıca “denetimli serbestlik” kavramı (5395 sayılı Denetimli Serbestlik Kanunu) olsa da, HAGB kararı direkt olarak denetimli serbestlik tedbirlerini getirir. Böylece HAGB, cezaevine girmeden ıslah imkânı sağlar.

HAGB denetim süresi: 5 yıl boyunca hukuki denetim.

Uygulamadaki Örnekler ve Yargıtay İçtihatları

Uygulamada Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşanmıştır. Örneğin, Anayasa Mahkemesi’nin 01.06.2023 tarih, 2022/120 Esas ve 2023/107 Karar sayılı iptal kararına konu başvuru, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde işlenen “işkence” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarıyla ilgilidir. Mahkeme, bu olayda HAGB verilmesinin mağdur açısından hakkaniyete aykırı olduğuna ve kamu görevlisinin fiilinin yeterince cezalandırılmadığına hükmederek AYM’ye başvurmuştur. AYM de işkence suçunda HAGB’nin failin fiilini cezasız bırakması nedeniyle Anayasa md.17 (işkence yasağı) ihlali oluşturduğunu vurgulamıştır. Bu karar, özellikle ciddi suçlarda HAGB’nin mağdura yeterli adalet sağlamadığı eleştirilerini güçlendirmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Ceza Daireleri tarafından HAGB’ye dair önemli bir karar metni yoktur; ancak 2024’te Yargıtay’da dikkat çeken bir ayrım olmuştur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 10 Haziran 2024 tarihli kararında (E.2024/3707, K.2024/8374) 7499 sayılı Kanun değişikliklerinin geriye yürümeyeceği görüşüne dayanmıştır. Bu kararda 4. Daire, usul hukukuna ait değişikliklerin sadece yeni ve devam eden işlemlere uygulanması gerektiğini belirtmiş; 1 Haziran 2024’ten önce HAGB’yi reddedilen davalar için eski usulün geçerli olacağını vurgulamıştır. Buna karşılık, 3. Ceza Dairesi 18 Eylül 2024 tarihli bir ilamında (E.2023/1109, K.2024/10000) farklı bir yaklaşım sergilemiştir. 3. Daire, 7499 sayılı Kanun’un sanık lehine bir düzenleme olduğunu hatırlatarak, bu hâdise sonrası yapılmış işlemlerde yeni düzenlemenin uygulanması gerektiğini savunmuş ve dosyanın bu esasla yeniden değerlendirilmesini istemiştir.

Bu iki karar arasındaki çelişki, uygulamada devam eden bir konudur. Özetle bazı Yargıtay mensupları (4. Daire) değişikliğin geriye yürümeyeceğini savunurken, diğerleri (3. Daire) sanık lehine olan değişikliğin geçmişe etkili değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Geçici madde 6/2-d de bu tartışmada 4. Daire’nin yaklaşımını desteklemektedir.

Hak Arama Yolları

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararına karşı hak arama yolları sınırlı ve net olarak belirlenmiştir. Çünkü HAGB, henüz infaz edilmemiş bir mahkûmiyet hükmü olduğu için genel olarak kesin hüküm sayılır. Yine de 7499 sayılı Kanun ile bazı başvuru imkânları açılmıştır.

İtiraz / İstinaf: 01.06.2024 öncesi Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarına karşı eski CMK 231/12 uyarınca itiraz yolu vardı. Bu itiraz, kararın verildiği Asliye Ceza Mahkemesi’ne yapılır, Ağır Ceza Mahkemesi inceleme yapardı. Ancak 01.06.2024 ve sonrası için, yeni düzenleme ile istinaf yolu getirildi. Artık HAGB kararına itiraz kaldırıldı ve yerine, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabiliyor. İstinaf başvurusu, hem kararı veren mahkemeye hem de ilgili üst mahkemeye dilekçe ile yapılır.

İstinaf Sınırı: Bazı durumlarda istinaf imkânı yoktur. Özellikle düşük cezalar, örneğin doğrudan verilen 15.000 TL’ye kadar adli para cezaları, istinafa tabi değildir ve bu kararlar kesinleşmiş sayılır (CMK 272/3). Yani böyle bir durumda karar, başka bir üst mahkemeye taşınamaz.

Temyiz: İstinaf incelemesinden sonra, karar hâlâ kanun yoluna tabi ise temyiz yoluna gidilebilir (CMK 267, 286). Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı nedeniyle istinaf başvurusu yapılmış ve karar kesinleşmişse, olağanüstü kanun yolları (örneğin kanun yararına bozma) kullanılabilir. Temyiz süreci, istinaf merciine bağlı olarak işler.

Hak Arama Süreleri: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının istinaf süresi kısa tutulmuştur. 7499 sayılı Kanun’la birlikte istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Eski itirazlarda bu süre 15 gün civarı iken istinafta 2 hafta olarak belirlenmiştir.

İstinaf ve İtirazın Özelliği: Yeni düzenleme ile inceleme hem usul hem de esas yönünden yapılır. Yani artık sadece usul denetimi değil, kararın kendisi de kapsamlı şekilde gözden geçirilir. Bu, Yargıtay’ın önceki uygulamasına göre (itirazda sadece usul denetimi) önemli bir değişikliktir ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarının daha kapsamlı şekilde denetlenmesini sağlar.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulaması devam ediyor mu, kaldırıldı mı?

Yaygın Yanılgılar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

“HAGB kaldırıldı” yanılgısı: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının tamamen ortadan kalktığını düşünmek yanlış. Evet, 2023 AYM kararıyla bazı hükümler iptal edildi ama 7499 sayılı Kanun sayesinde HAGB uygulaması pratikte devam ediyor. Yani sadece bazı değişiklikler geldi, kurum tamamen sona ermedi. Yeni düzenlemeyi ve geçici maddeleri okumadan sonuca varmak hata olur.

“HAGB kararı adli sicile işler” yanılgısı: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı adli sicilde görünmez. Sadece yetkili kurumların görebildiği özel bir sicilde tutulur. Bu sayede sanık günlük hayatta temiz sabıka kaydıyla görünür. Ama denetim süresi bitmeden veya yükümlülükler ihlal edilirse, mahkeme ertelenmiş hükmü açıklayabilir ve ceza sicile işleyebilir.

“Şartlar yokken HAGB verilir” yanılgısı: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının şartları kanunda net olarak belirlenmiştir. Örneğin ceza üst sınırı aşılmışsa, mağdur zararı giderilmemişse veya sanık daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmuşsa HAGB verilmez.

“Yeni Kanun Geçmiş Her Dosyaya Uygulanır” yanılgısı: 1 Haziran 2024 öncesi dosyalarda eski CMK hükümleri geçerlidir. Yeni yasa sadece 1.6.2024 ve sonrası kararları kapsar (geçici madde 6/2-d). Yani Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması başvurusu eski tarihlerde yapılmışsa, o dönemdeki şartlar uygulanır; yeni kanunu otomatik olarak geriye yürütmek yanlış olur.

“HAGB ile istinaf hakkı tamamen kalktı” yanılgısı: Aksine, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarına karşı istinaf yolu hâlâ açık, ama sınırlandırılmıştır. Özellikle 15.000 TL altındaki adli para cezalarında istinaf yoktur. Bu sınırın üzerindeki cezalar için ise istinaf mümkündür. Yani sanık, kararın miktarı yüksekse itiraz hakkını kullanabilir.

“HAGB için sanık onayı şart” yanılgısı: Eskiden sanık onayı gerekiyordu; artık 7499 sayılı Kanun ile kaldırıldı. Yargılama bitiminde hâkimin “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararına rızanız var mı?” diye sorması artık zorunlu değil. Bu değişikliğe alışık olmayanlar atlayabilir; dikkat etmek gerekir.

“HAGB’yi iyi hal indirimiyle karıştırmak” yanılgısı: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, cezanın ertelenmesidir; iyi hal indirimi ise cezayı azaltır. HAGB’de ceza verilmiş ama infaz edilmez, ihlal olursa ceza başlar. İyi hal indirimi ise TCK md. 62’ye göre cezayı düşürür, örneğin ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine 25 yıl hapis gibi.

“Cezaevinden çıkamaz” korkusu: Hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilen sanık cezasını görünürde çekmez, yeter ki denetim şartlarına uyulsun. Hata yaparsa cezaevine girmek zorunda kalır. Yani HAGB bir “abonelik” değil; belirli şartları yerine getirme karşılığı verilen bir imkândır.

“Tecil edilmiş hüküm kesinleşir” yanılgısı: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması mahkûmiyeti infaz etmez. Denetim süresi başarıyla tamamlanırsa mahkeme davayı düşürür ve hukuki sonucu ortadan kaldırır. Hüküm kesin mahkûmiyete dönüşmez; sanık infazdan kurtulur.

Mevzuat maddeleri ve uygulama nüansları genellikle kitaplarda değil, pratikte öğrenilir. Yukarıdaki yanlış anlamalar, HAGB’nin yanlış uygulanmasına yol açabilir; bu nedenle her adımı dikkatle okumak ve anlamak çok önemlidir.

HAGB kararı ile adli sicil kaydının silinmesi ve temizlenmesi.

Sonuç ve Öneriler

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, ceza hukukumuzda sanık açısından bir fırsat, mağdur açısından ise adaletin hassasiyetle korunması gereken bir düzenlemedir. 2023 Anayasa Mahkemesi kararları ve 7499 sayılı Kanun değişiklikleri bazı usulî belirsizlikler yaratmış olsa da, güncel mevzuata göre HAGB hâlâ yürürlüktedir. CMK 231’e göre HAGB almak hâlâ mümkündür; rıza şartı kaldırılmış, istinaf yolu açılmıştır.

HAGB alan bir kişi, denetim süresince belirlenen yükümlülüklere uymalı ve yeni suç işlemekten kaçınmalıdır. Bu süreç başarıyla tamamlandığında ertelenmiş mahkûmiyet düşer ve sabıka kaydı temizlenir. HAGB, doğru kullanıldığında sanığa ikinci bir şans sunar.

HAGB sürecini düşünürken, bunu bir örnekle somutlaştırabiliriz: Mahkeme bir sanığa HAGB verdi, denetim memuruyla düzenli temas kuruyor, topluma zarar vermekten kaçınıyor ve mahkemenin koyduğu özel yükümlülüklere dikkat ediyor. Beş yıllık denetim süresi boyunca bu kurallara uyduğu takdirde, mahkûmiyet tamamen düşer ve sanık temiz bir sicille yoluna devam eder. Ancak yükümlülükler ihlal edilirse, ertelenmiş hüküm açıklanır ve ceza infaz edilir.

Bu nedenle HAGB bir “abonelik” veya “abonelik hakkı” değil; sorumlulukla birlikte verilen bir fırsattır. Süreçle ilgili hâlâ sorularınız varsa veya özel durumlarınız varsa bir avukata danışmak en güvenli yoldur. Kanunlar ve Yargıtay uygulamaları sürekli değişiyor; uzman rehberliği, yanlış uygulamaların önüne geçer.

Özetle, HAGB sanığa cezasını erteleme şansı verir ama bu fırsatı doğru kullanmak zorunludur. Güncel mevzuat ışığında HAGB hâlâ yürürlüktedir ve sadece bazı usulî koşullarda değişiklik yapılmıştır. Doğru bilgiyle hareket etmek, hem sanığın hem de hukukun korunmasını sağlar.

YASAL UYARI: Bu site sadece genel bilgilendirme amacı taşır. Buradaki bilgiler hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukata başvurunuz.
Beğendiyseniz paylaşabilirsiniz!
WhatsApp
Facebook
X
Telegram
Pinterest
LinkedIn
Email
Yazdır

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top